Seçim sürecinde Zohran Mamdani hakkında X’te sekiz farklı dilde 74 bini aşkın paylaşım yapıldı. Bu dillerin altısında Mamdani’nin galibiyeti “İslamcı terörün zaferi” olarak okundu. Mamdani desteği içeren paylaşım sayısı, yalnızca iki dilde ona karşı çıkılan paylaşım sayısını geçti: Fransızca ve Türkçe.
Zohran Mamdani’nin New York Belediye Başkanlığına aday olması ve seçimi kazanması, Türkiye’de özellikle X’te günlerce gündemde kaldı.
Bu yoğun ilgiyi görünce, Mamdani’nin diğer ülkelerde de bu kadar konuşulup konuşulmadığını merak ettim. Buna bir yanıt bulmak için de New York seçimlerinin arifesi olan 4 Kasım, seçim günü 5 Kasım ve sonuçların netleştiği 6 Kasım’da X’te paylaşılan ve içinde “Mamdani” geçen sekiz farklı dildeki tüm paylaşımları inceledim.
Buna göre Mamdani’yle ilgili İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Felemenkçe, Yunanca, Rusça ve Türkçede toplam 74 bin 895 paylaşım yapıldı.
Bu sekiz dilin altısında Mamdani karşıtlığı içeren paylaşım sayısı, onun desteklendiği paylaşım sayısını geçti. Mamdani için çoğunlukla “İslamcı terörist“, “Hamas destekçisi” ve “radikal komünist” denilirken, galibiyeti de “İslamcı terörün zaferi”, “11 Eylül’ün devamı”, “komünist çöküş” ve “İslamcıların Batı’yı fethi” olarak yorumlandı.
Mamdani desteğinin baskın olduğu Fransızca ve Türkçe paylaşımlardaysa övgüler, onun Müslüman, Filistin destekçisi, sosyalist ve Trump karşıtı olması üzerinden yapıldı.
Bu haberde bu çokdilli yankının nasıl sekiz farklı hikâyeye dönüştüğünü inceliyoruz.
Türkçe, Mamdani’nin en çok konuşulduğu üçüncü dil
Mamdani hakkında en çok paylaşım yapılan dil, 22 bin 391’le İspanyolca oldu.
Ardından 14 bin 611 paylaşımla ile Fransızca gelirken, onu 9 bin 770 paylaşımla Türkçe izledi. Bu üç dil, bu yönüyle diğer dillerin ortalamasının üzerinde yer aldı.

İtalyanca ve Almanca paylaşımlar, Avrupa dillerindeki ortalama paylaşım sayısının altında kalırken, Rusça ve Yunanca konuşan X kullanıcıları ise Mamdani’yi gündemine en az alanlar oldu.
İspanyolca paylaşımlarda “İslamcı terör” korkusu hakim
Zohran Mamdani’nin New York belediye başkanlığı süreci, İspanyolca paylaşımlarda “islamcı terör”, ekonomik çöküş ve “göçmen” tartışmaları ekseninde şekillendi.
Paylaşımların çoğunluğunda bir “güvenlik tehdidi” olarak sunulan Mamdani, “Komünist”, “radikal müslüman”, “terör yanlısı”, “islamcı”, “cihatçı” gibi kimliklerle tanımlandı.
Adı sık sık 11 Eylül saldırısıyla birlikte anılan Mamdani, “Uçaklarla yapamadıklarını oylamayla yaptılar” ifadesiyle, “İslam terörizmi”nin devamı olarak gösterildi.
Mamdani’nin sosyal politika vaatleri de paylaşımlarda bir “çöküş reçetesi” olarak büyük bir yer kapladı. Genç politikacının kiraların dondurulması, ücretsiz ulaşım, sübvansiyonlu bakım hizmetleri gibi vaatleri; “New York çökecek“, “New York öldü“, “milyonerler kaçacak” anlatısıyla birleştirildi.
Kültürel ve kimlik siyaseti de tartışmaların önemli bir parçası. Mamdani’nin göçmen kimliği ve göçmen topluluklarının rolü, kimi hesaplarda olumlayıcı bir “göçmen başarısı” olarak, kimilerindeyse “etnik oy” şeklinde yorumlandı.
New York’taki kadınların yüzde 84’ünün Mamdani’ye oy vermesi de eleştirilenler arasında. Paylaşımlarda bu kadınlara “sorunlu” denirken, “oy kullanma haklarının gözden geçirilmesi gerektiği” belirtildi.
Öte yandan, negatif söylem kadar olmasa da paylaşımlarda güçlü bir pozitif çerçeve de var.
Zira az sayıda kullanıcının dillendirdiği ancak yüksek beğeni alan bazı paylaşımlarda Mamdani’nin galibiyeti “oligarşiye karşı bir halk zaferi” ve “küresel kapitalizme darbe” olarak yorumlandı. Solcular, Mamdani’nin kampanyasını “güçlü” ve “muazzam bir saha çalışması” olarak tarif etti.
Fransızca paylaşımlar “zafer” sevinci ve umut dolu
Fransızca paylaşımlarda ise İspanyolcanın aksine açık bir Mamdani desteği var. Öyle ki Mamdani’nin seçilmesi, paylaşımlarda “tarihi” ve “küresel sol için moral yükseltici bir zafer” olarak değerlendirildi.
Kullanıcılar; “başka bir dünya mümkün” ve “ırkçılık karşıtı solun zaferi” gibi ifadelerle Mamdani’nin sol-sosyalist hareketin yükselişinin göstergesi olduğunu savundu. Genç politikacı, özellikle “Trump’a atılmış büyük bir tokat“, “Trump’çılığın panzehiri”, “Trump’a ve İsrail’e karşı ezici bir zafer” ifadelerle Trump karşıtlığının yeni simgesi olarak gösterildi.
Ancak destek paylaşımları kadar olmasa da panik anlatısı da tweetler arasında de geniş yer kapladı.
Fransız aşırı sağının ürettiği islam, terör, göç ve güvenlik eksenli tweetlerde Mamdani; “islamcı”, “Hamas destekçisi” ve “Yahudiler için tehlike” olarak anıldı.
Mamdani, “İslamcıların Batı’yı fethi” ve “İslam terörüne maruz kalan bir New York’lu Mamdani’ye nasıl oy verir?” gibi ifadelerle Yahudiler ve Batılılar bir için tehdit olarak sunuldu.
Paylaşımların belirgin bir bölümü de Mamdani’nin Filistin’e verdiği destek etrafında ikiye ayrıldı. Kimileri onu bu yönüyle desteklerken kimileri de “Hamas destekçiliği” ile yaftaladı.
Türkçe’de müslümanlığı öne çıkarıldı, çoğulculuğu övüldü
Mamdani hakkında en çok tweetin paylaşıldığı üçüncü dil ise 9 bin 770 ile Türkçe.
Bu paylaşımların en çok yapıldığı gün de açık ara, seçim sonuçlarının belli olduğu 5 Kasım.

Paylaşımlardan en sık kullanılan kelimeler ise şunlar:

Bu kelime seti, Türkiye’deki söylemin üç ana kanalını işaret ediyor: Dini kimlik, siyasal çizgi ve ideolojik konum.
Özellikle “Müslüman” kelimesinin açık ara farkla ilk sırada yer alması, seçim sonucunun kimlik siyaseti ve temsil tartışmalarıyla ilişkilendirildiğini gösteriyor.
Mamdani’nin seçilmesi “kapitalizmin kalbinde devrim” ifadeleriyle kutlanırken, “dünya siyasetinde eksen kayması” olarak yorumlandı. Paylaşımlarda Mamdani’nin gençliği, Müslüman oluşu ve Filistinliliği öne çıkarıldı.
Genç politikacının Trump ile restleşmesi, Netanyahu’yu tutuklama vaadi ve zenginlere dönük vergi vaatleri de destek gördü.
Mamdani’nin seçim kampanyasında bir gün içinde kilise, sinagog, cami ve gey bara uğraması; Yahudi hahamlarla diyalogları ve eşinin Suriyeli sanatçı kimliği çoğulculuğunun temsilciliği olarak aktarıldı.
Birçok kullanıcı ise kampanyanın belirleyici unsurunun barınma krizine, yoksulluğa ve kent eşitsizliklerine yönelik somut vaatler olduğunu vurguladı. Mamdani’nin bu konudaki vaatleri, özellikle 2019 İstanbul seçimlerine benzetmeler yapılmasına neden oldu.
Ancak tüm paylaşımlar olumlu değil.
Özellikle Mamdani’nin Atatürk’ü eleştirdiği 2013 tarihli paylaşımı, genç politikacının “Atatürk düşmanı” ilan edilmesine neden oldu. Muhafazakâr kullanıcılar ise Müslüman kimliğini öne çıkarmasına rağmen onu “Sorosçu”, “proje aday” ve “LGBTİ+ destekçisi” bir figür olarak konumlandırdı. Hatta seçimi “komünizm kışı” olarak niteleyenler oldu.
Tartışmanın en çarpıcı yönü, Mamdani’nin zaferinin Türkiye’deki siyasî referans sistemiyle sürekli karşılaştırılmasıydı. Bir yanda “İstanbul’un da Suriyeli bir belediye başkanı olabilir mi?” diyenler, diğer yanda Mamdani üzerinden İmamoğlu veya CHP’ye mesaj verenler yer aldı. Aynı profile Türkiye siyasetinde karşı çıkılması da garipsendi.
Yunus Emre Erdölen tarafından paylaşılan ve Mamdani ile ilgili olup da en fazla retweet edilen Türkçe tweet de Türkiye’de Mamdani’ye olan yaklaşımın özeti gibiydi:

İtalyanca: “Bin Ladin’in fethi tamamlandı”
İtalyanca tartışma da İspanyolca tartışmayla benzerlik gösteriyor.
Zira burada da Mamdani karşıtı paylaşımlar çoğunlukta oldu ve tartışma “islamofobik panik”, ekonomik programın “komünist tehdit” olarak resmedilmesi ve sol içi hesaplaşma üzerinden sürdü.
Seçim sonucunun kimlik üzerinden okunduğu paylaşımlarda belirgin bir “islamcı terör” paniği hakim. Çoğunluğu sağ-milliyetçi kullanıcılar tarafından yapılan birçok paylaşımda, Mamdani’nin Müslüman olması doğrudan 11 Eylül saldırılarıyla yan yana getirildi. “Mamdani, Bin Ladin’in fethini tam 25 yıl sonra tamamlıyor, “11 Eylül’ün şehri Müslüman birini seçti” ve “Bu, Batı’nın çöküşünü temsil ediyor” öne çıkan paylaşımlar oldu.

Mamdani’nin Filistin’e verdiği destek de İtalyanca paylaşımlarda bir alarm konusu olurken, ekonomiyle ilgili vaatleri de “komünist mühendislik” ve “kabus” olarak sunuldu.
Sol-liberal ve ilerici hesaplar ise sayıca az paylaşımlarında Mamdani’ye yönelen saldırıların neredeyse tamamen kimlik merkezli oluşunu eleştirdi. Birçok paylaşımda sağcıların “burka” propagandasıyla dalga geçildi. Mamdani’nin eşinin modern, bağımsız bir kadın görünümlü fotoğraflarıyla, sağcı klişelerin de sahte olduğunu vurgulandı.
Büyük resimde, İtalyanca alanda Mamdani ağırlıkla “tehlikeli solcu”, “radikal İslamcı” ve “terörist” gibi kimlikler üzerinden okundu.
Almanca: Mamdani terörist, İsrail dost
Almanca paylaşımlarda ise İtalyanca’dakinden bile daha net ve şiddetli bir Mamdani karşıtlığı var.
En çok beğenilen paylaşımların neredeyse tamamında, Mamdani’nin Müslüman, sosyalist ve göçmen kökenli oluşu, yani kimliğini merkezine alan bir korku anlatısı hakim.
Paylaşımlardaki en yaygın tema, “İslamlaşma” ve “şeriat tehdidi”.
Zira Mamdani, sık sık “İslamcı”, “Hamas’a yakın”, “Halifelik isteyen adam” gibi ifadelerle etiketlendi. Hatta “kendimizi savunmazsak Almanya’da da bir Taliban iktidarı olacak” diye korku söylemi üretenler dahi var.
Bir diğer güçlü tema da göçmen kökenlilerin demokratik süreçleri manipüle ettiği iddiası. “Etnik oy ve “ithal seçmen” kavramları birçok paylaşımda tekrar etti.
Paylaşımların önemli bir kısmı da Mamdani’nin ekonomi politikalarını “sosyalist deney” olarak resmetti. Kiraların dondurulması, ücretsiz toplu taşıma, belediye marketleri gibi vaatler için “başarısızlıkla sonuçlanacak” ve “her şeyi çökertecek” dendi.
Kadın seçmenlere yönelik cinsiyetçi ifadeler İspanyolca’daki gibi burada da var.
Yüzde 81’le Mamdani’yi destekleyen kadınlar, “mantıklı düşünemeyen”, “beyni bozuk” ve hatta “cinsel çekimle oy vermek” gibi sözlerle hedef alındı.
Mamdani’nin Filistin’e desteği de eleştirilirken, Alman televizyon kanalları ve siyasi partileri “İsrail düşmanı bir sosyalisti parlatmak”la suçlandı.
Felemenkçe: “İslamcı terörün zaferi”
Mamdani, Felemenkçe paylaşımlarda “islamist stratejinin parçası”, “radikal solcu” ve “Batı için sonun başlangıcı” olarak öne çıkarıldı.
Özellikle en çok beğenilen paylaşımlarda İslamofobik söylem belirgin.
Mamdani’nin seçilmesi “islamileşme” ve “islamcı hâkimiyeti”, ”islamcı terörün zaferi” gibi ifadelerle anlatıldı. Bazı kullanıcılar da New York seçimlerini 11 Eylül ile yan yana getirerek dramatik bir tehdit çerçevesi kurdu. Bu dil, Almanya’da olduğu gibi Felemenkçede de kimlik temelli bir panik üretiminin güçlü olduğunu gösteriyor.
Aşırı sağ çevreler Mamdani’nin sosyal politikaları için de “Chavez/Perón tarzı sol popülizm”, “mali açıdan iflas” ve “yoksulluğu getirecek” yorumunu yaptı.
Dikkat çeken bir diğer hat, Hollanda ve Belçika iç siyasetinin Mamdani üzerinden yeniden tartışılması. Bazı kullanıcılar onu yerel figürlerle kıyasladı ve Belçika’daki kültürel kutuplaşmayı açıklamak için metafor olarak kullandı.
Yunanca: İslamofobi ve “halkın zaferi” bir arada
Mamdani hakkında keskin bir kutuplaşmanın göze çarptığı bir diğer dil de Yunanca.
Karşı çıkanlar Mamdani’nin dini ve kimliğini öne çıkarıp onu “cihatçı”, “İslamofaşist”, “Batı için tehdit” gibi ifadelerle tanımladı.
Sağ eğilimli hesaplar, genç politikacının sosyal politikalarını da “gerçekçi olmayan sol fanteziler” olarak gördü ve küçümseyici bir dille eleştirildi.
Destekleyenler ise tam tersi, Mamdani’nin ideolojisi ile ekonomik ve sosyal politikalar konusundaki vaatlerini gördü.
Öyle ki Mamdani’nin galibiyeti “kleptokrasiye, siyasi hanedanlıklara ve Trumpçı baskıya karşı bir halk kazanımı olarak” yorumlandı.
Ayrıca Yunanca sosyal medya, Mamdani’yi Yunan iç siyasetinin aynası gibi de kullandı. Kimileri “Yunan bir Mamdani de çıkacak mı?” diye sorarken, kimileri Mamdani’yi tamamen “Soros”, “Müslüman toplulukları ve finansal gücü” ve “jeopolitik planlar” gibi komplo şemalarına bağladı.
Rusça: “İslamcılar iktidara geldi”
Rusça paylaşımlar ise “islamcı tehdit” anlatısı, vaatlere yönelik alay ve Rus diasporasındaki bölünme arasında şekillendi.
“İslamcı” ve “Hamas destekçisi” gibi ifadelerle anılan Mamdani, paylaşımlarda “şeriatın takipçisi” ve “cihatçı” olarak etiketlendi. Genç politikacının galibiyeti, “Amerika’nın yıkılması” olarak yorumlandı.
Mamdani’nin sosyal politikaları ise “sovyet komünizmi” olarak değerlendirildi.
ABD’de yaşayan bazı Rus göçmenler, Mamdani’yi destekleyen Rusları överken, bazılarıysa onun seçilmesinine “Yahudiler neden Mamdani’ye oy verdi?”, “seçmen ithalatı” sözleriyle tepki gösterdi.
New York’taki bir sandık, küresel siyasetin nerede kırılıp nerede umutlandığını ortaya koydu. Mamdani’nin zaferi, bir belediye seçiminin ötesine geçti ve herkes onda kendi korkusunu, idealini ya da krizini gördü.


Yorum bırakın