Yargıtay, işyerinde bir çalışanın izinsiz fotoğrafını çekip yöneticilere gönderen kişinin, hem kayıt hem de ifşa yoluyla “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçunu işlediğine hükmetti.
Yargıtay, çalıştığı işyerinde nöbet sırasında uyuyan bir iş arkadaşının fotoğrafını gizlice çekip, yöneticilere ileten kişinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, bu eylemin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 134’üncü maddesi kapsamında hem izinsiz kayıt alma hem de bu kaydı paylaşma yoluyla iki ayrı suç teşkil ettiğini belirterek, beraat kararını bozdu ve 2 yıl 1 ay hapis cezasını onadı.
Karara konu olayda, sanık, bir mesai arkadaşının uyuduğu anı cep telefonuyla gizlice fotoğraflayarak yöneticilerine gönderdi.
İlk derece mahkemesi, izinsiz görüntü alıp paylaştığı gerekçesiyle sanığa mahkumiyet kararı verdi. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, eylemin özel hayat ihlali kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunarak sanık hakkında beraat kararı verdi. Dosya Yargıtay’a taşındı.
Yargıtay, kararında “özel hayat” kavramının yalnızca bireyin fiziki mahrem alanıyla sınırlı olmadığını, kimseyle paylaşmak istemediği ve kişisel niteliğini taşıyan bilgi ve görüntülerin de bu kapsamda korunduğunu vurguladı. Mahkeme, sanığın gizlice kayıt yaptığı ve bunu üçüncü kişilerle paylaştığı gerekçesiyle hem TCK 134/1 (izinsiz kayıt) hem de TCK 134/2 (rızasız ifşa) kapsamında suç işlendiğine hükmetti.
Sanığın eylemi kabul ettiği ve mağdurun rızasının bulunmadığı dikkate alınarak, Yargıtay tarafından beraat kararı bozuldu ve ilk derece mahkemesinin verdiği 2 yıl 1 ay hapis cezası onandı.


Yorum bırakın