Yargıtay, kamusal alanda yüzü görünmeyen kişilerin dahi tanınabilir şekilde görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasını özel hayatın gizliliğini ihlal suçu saydı.
Yargıtay, sokakta yürüyen iki kadının haberleri olmadan videolarının çekilmesini ve bunun sosyal medyada paylaşılmasını “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçu saydı. Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin beraat kararını bozdu.
Olay, sanığın sokakta yürüyen iki kadını arkalarından 15 saniyelik bir video ile kaydetmesi ve bu videoyu sosyal medya hesabında paylaşmasıyla başladı. Videoyu gören kadınlar, habersizce çekilen görüntülerinin kaldırılmasını talep etti. Talepleri karşılanmayınca da sanık hakkında dava açıldı.
“Topuklu ayakkabıları dikkatimi çekti”
Sanık, savunmasında, kişilerin ayakkabılarının yüksek topuklu olması nedeniyle ilgisini çektiğini ve bu nedenle paylaşım yaptığını öne sürdü.
Yerel mahkeme, sanığı “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak istinaf sürecinde Bölge Adliye Mahkemesi, görüntülerde kişilerin yüzlerinin görünmediğini ve kimliklerinin tespit edilemeyeceğini belirterek beraat kararı verdi.
Dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay ise görüntülerde kişilerin saç, sırt ve giysi detaylarının net şekilde seçilebildiğini ve tanınabilirliğin sağlandığını ifade etti. Bu nedenle de durumun özel hayatın ihlali kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
“Kişilerin kamusal alanda da tanınmama hakları var”
Yargıtay, bireylerin kamusal alanda bile “fark edilmemek, tanınmamak ve bilinmemek” haklarının olduğunu vurguladı. Kişilerin ne giydiğinin, hangi ayakkabıyı tercih ettiğinin özel hayatın bir parçası olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, kişilerin sürekli izlenmesine ya da kayda alınmasına kamusal alanda bulunuyor olmalarının otomatik bir rıza teşkil etmeyeceği belirtildi.
Yüksek Mahkeme, bu tür görüntülerin hem kişisel veri hem de özel hayat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve özel normun önceliği ilkesine göre hareket edilmesi gerektiğine işaret etti. Böylece sanığın eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğuna karar vererek, beraat hükmünü bozdu ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere yerel mahkemeye gönderdi.
Karara karşı oy yazısı yazan bir üye ise eylemin ceza hukuku kapsamında değil, özel hukuk alanında tazminat gerektiren bir haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.



Yorum bırakın